Türkiye uzun yıllar girişimcilik, bilişim, yatırımcı gibi konular ile alakalı değildi. Zaten o koşullarda olması da beklenmezdi. Neyse ki son 10 yılda, iletişim kanallarındaki inanılmaz hızla beraber bir çok şey değişti.
Özellikle Avrupa da ki ekonomik duraklama ve hatta gerileme, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için mükemmel fırsatlar oluşturmaya başladı.
Elbette ki ABD deki silikon vadisi Türkiyede henüz daha gerçekleşmemiştir ama yatırımcı ve proje finansmanlığı konusunda hızla artan bir trend vardır.
Yatırımcı kavramının yerli yerine oturmasıyla beraber, girişimcilik perspektifi zemini konusunda, özel sektörün ve devletin birlikte çalışmaları ciddi ve hızlı sonuçlar verecektir.
Özellik le , İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde düzenlenen girişimcilik ve ya bu türden fuarlar, sempozyumlar, kurultaylar, birliktelikler ve heyecanlar diğer illerimizde de görülmeye başlandığında, hem ekonomik anlamda hemde oluşturulan sinerji anlamında ülkenin geleceğine ciddi olumlu katkılar yapacaktır.
Başlangıçtaki bu aşamanın bazı problemli ayakları var. Özellikle uzun yıllar potansiyel sinerjisini oluşturamamış ve ekonomik anlamda bunun karşılığı alamamış bir gençlik var. Aynı zamanda kapitalizm var.
Dolayısıyla burada kaygı duyacağımız aşamalar var.
- Kapitalist sermayenin bu enerjiyi kullanarak kanalı sömürmesi ve hak edilen gelişimin sağlanmaması ile birlikte ekonomik beklentilerin yatay anlamda tüm alana yayılmaması.
- Sadece ekonomik kaygılar ve beklentilerin, bu alanda ürete bilinecek gerçek sinerjinin önüne geçmesi.
- Kopyalama yöntemiyle, özellikle ABD de ve ya batıda oluşan internet projelerinin ülkemize çekilmesi ki buda bir nevi özgün yapıların ortaya çıkmasını engelleyecektir.
- Temel sermaye yönetimi ,ekonomi yönetimi, özgün yapılandırma ve işletme yönetimi konusunda gerekli eğitimlerin girişimciler açısından tamamlanmamış olması.
Özellikle ülkemizin ve toplumumuzun her ferdinin bu paylaşımın içerisinde olmasını sağlamak, doğusuyla batısıyla kalkınmanın ve gelişimin dişlilerini çalıştırmak gereklidir.
Türkiye den batıya kayan beyin göçümüz, bu değişimle beraber geri dönecektir.Sosyal ortamları bu tür beyin gücüne ve ya girişim birlikteliği oluşturma gücüne harcamalıyız.Biz bu neslin başlangıçları durumundayız ve bir sonraki nesil, bu fırsatların kaymağını yiyeceklerdir.
Aynı şekilde, gençler ve girişimci ruhu taşıdığına inanan her birey, bu tür oluşumları takip etmelidir.
Bunun için girişimcilik bulutu oluşturmalıyız.
Konuyla ilgili olarak, daha derin inceleme yazacağım.